POLİS GÖZÜYLE SPORUN ÖNEMİ

Çocukluk dönemi, insanın doğumundan itibaren olgunluğa ulaşıncaya kadar yaşadığı dönemi kapsar. 7–11 yaş arası toplumsallaşma dönemi olarak seyreder ve bir eğitim aracı olarak spor;  çocuğun her yönden gelişmesinde önemli rol oynayan bir unsur olarak kabul edilir. Sportif oyunlara bir ekip üyesi olarak katılma; çocukta yardımlaşma, beraber çalışma, diğer ekip elemanlarına ve oyun düşüncesine saygılı olma gibi duyguları geliştirir.

Eski çağlardan beri çocuk sporlarına önem verilmiştir. Örneğin Çin’de Kung-Fu (Çin Boksu) nun vücut kültürüne damgasını vuran spor olarak karşımıza çıktığı; keza Yunan uygarlığında, vücut kültürü faaliyetlerinin temelinde, ruhla birlikte vücudun da eğitilmesi fikrinin yattığı görülmektedir. Bugünkü şekliyle ancak 20. yüzyılda karşımıza çıkmaktadır.

“Çocukluk Döneminde Spor” kavramı da yine bu yüzyılda oluşmuştur. Spor bilimlerinin değişik alanlarında yapılan araştırmalar yüksek performans için çocuk yaşlarda spora başlama gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Ancak çocukluk dönemindeki sporun sadece bu yönüyle ele alınması ve değerlendirilmesinin ve geleceğin şampiyon sporcuları için küçük yaşlarda yapılan aşırı yüklenmelerin zararları yine bilimsel araştırmalarla saptanmaya başlanmıştır. Psikolojik ve toplumsal açıdan, çocukluk dönemindeki sporun çocuğun bedensel özelliklerini ve ruhsal yapısını göz önünde bulundurarak fiziksel kapasitesinin gelişimine yardımcı olacak, kendine güvenini sağlayacak, cesaretini arttıracak, kurallara uymayı ve başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğretecek oyun formunda çalışmalarda olması gerekir.

Zira oyun çocuğun her alanda serpilmesine ve kişilik kazanmasına olanak sağlayan bir etkinliktir. Fakat günümüzde çocukların etkinlik alanları son derece sınırlıdır. Apartman dairelerinde yaşayan, okula servisle giden, televizyon ve bilgisayar karşısında vakit geçiren çocuk, çarpık kentleşme nedeniyle oyun alanı ve parklara hasret kalmıştır. Bu durumda hareket ihtiyacını karşılayacak, enerjisini boşaltacak ders dışı sportif etkinlikler ve beden eğitimi dersleri giderek önem kazanmaktadır. Zaten beden eğitimi derslerinin amacı da Milli Eğitimin temel ilkelerine uygun olarak kişinin beden, ruh ve fikir değişimini sağlamaktır. Bu konuda Ulu Önderimizin söylemiş olduğu “Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır.” “Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılamaz. İdrak ve zekâ, ahlak da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zekâ ve kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” sözleri spora verilmesi gereken önemi bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Bugün pek çok aile, çocuklarına spor yapma olanağı sağlamak için çaba göstermektedir. Ancak bu aktiviteleri boyunca çocuklarının diğerlerine göre hep daha iyi, daha başarılı olması isteğini taşımaktadırlar. Oysa çocuklar anne ve babalarının hırslı olmaları, yapabileceğinden fazla şeyler beklemeleri, hayal kırıklıklarını sözler ve mimiklerle yansıtmaları sonucu kendilerini değersiz hissetmekte, diğer arkadaşlarına düşmanlık duyguları geliştirebilmektedirler.

Bu nedenle çocuklar için belirlenecek hedefler, kazanmak ve kaybetmek üzerine değil, birlikte başarmaya, problem çözmeye, çocuğun grubun bir parçası olduğunu hissetmesine olanak sağlayacak şekilde belirlenmelidir.
Bilinçli düzenlenmiş çocuk sporlarının yararları büyüktür ve çocukların spora katılımı özendirilmelidir. Sporla işbirliği ile rekabetin birlikteliğini kavrayan çocuğun, ilerde toplum değerlerini geliştirebileceklerine inanılmaktadır.

Ancak çocuk sporlarını düzenlemek büyük zaman, para ve emek işidir. Devletin ve gönüllü kuruluşların yatırımları, ailelerin desteği ve uzmanların (eğitimciler, antrenörler, hekimler vb.) önderliğiyle gerçekleştirilebilir. İşte bu noktada toplumun huzur ve asayişini teminle sorumlu bir teşkilatın mensubu olarak beş yıldır bu güzel organizasyonu gerçekleştiren “Yarının Yıldızları” spor klübünün bu çabalarına Rüştü Ünsal Polis Meslek Yüksek Okulu olarak destek olmak, teşkilatım adına bizlere onur ve gurur vermektedir. Bilhassa yarının gençleri ve büyükleri olarak kendilerinden çok şey beklediğimiz bu yavrularımızın sigara, içki ve uyuşturucu gibi zararlı faaliyetlerden korunması, vatanını ve milletini seven, ülkesine bağlı bir fert olarak yetiştirilmesi hepimizin ortak ideali olmalıdır. Zira gençlik tatlı hayallerin, tutkuların ve idealizmin filizlendiği, sıkı arkadaşlıkların, ilk sevgilerin yaşandığı dönemdir. Bu nedenle ne ekersek onu biçeriz. Eğitilmiş, sağlıklı katılımcı bir gençlik olmadan gelişme başarılamaz.

Gençlerimizi zararlı faaliyetlerden korumanın yolu eğitimden geçer. Eğitim de bu amacını gerçekleştirmek için çeşitli araçlar kullanır. Spor ise bu araçlar içerisinde gençlere ulaşabilmenin en kolay ve belki de en etkili olanıdır. Çünkü sportif çalışmalar, gençlere enerjilerini, onların sağlığına katkıda bulunacak şekilde kullanma olanağı yaratırken kurallara uymayı, birlik, dayanışma, iş birliği ve paylaşma ilkelerini yerleştirerek bireyin topluma uyumunu sağlar. Bu yolla gençler bir yandan başarı için sabır, özveri ve disiplin içinde çalışmanın gerekliliğini diğer yandan yenilgiyi kabullenmeyi ve kendinden daha iyi olanı takdir edebilmeyi öğrenir.

Bir polis müdürü olarak, suç ve suçlularla mücadelede yegâne çözümün çocuklarımızı ve gençlerimizi spor ve diğer kültürel faaliyetlere teşvik etmek ve onlara gerekli ortamı sağlamaktan geçtiğini belirtmek isterim. Zira bir mahalleye dikilecek iki basket potası o çevrenin gençlerini suça karışmaktan alıkoyacak ve aylaklıktan kurtaracaktır.

 

 

Karşılaştığımız olaylar göstermektedir ki davranış bozukluğu içine giren genç sadece ailesi için üzüntü kaynağı değil toplumun geneli için de sorun olmaktadır. Eğer gençlerimiz iyi organize edilmiş sportif aktivitelerde yer alırlarsa kontrolleri daha kolay sağlanır. Ülkemizde bugün, gençlik ve spor hizmetlerinden sorumlu Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra aileler, özel kuruluşlar ve yerel yönetimlerin gençlik sporları için katkılarda bulunması gerekir.

İşte bu noktada ülkemizin birlik ve beraberliği, huzurlu ve mutlu geleceği için Türk Polis Teşkilatı olarak bizlere ne düşüyorsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Ayrıca kısıtlı imkânlara rağmen bu işe gönül ve emek veren BİRMOT, Yarının Yıldızları Spor Kulübü mensuplarını, aileleri ve destekleyen tüm kişi ve kuruluşları bir kez daha tebrik ediyor geleceğin şampiyonlarına da üstün başarılar diliyorum.

 

Mehmet GÜLNAZ
Rüştü Ünsal P.M.Y.O Müdürü
1.Sınıf Emniyet Müdürü

 Yarının Yıldızları Spor Kulübü 2008© info@yarininyildizlari.com